Hayallerimde büyüttüm içimdeki çocugu.Öptüm kanayan dizlerini çocuklugumun, sendeleyip düştüğümde çakıllı yollarda.Bazen yelkenlime atlayıp denizaşırı yolculuklara çıktım kayıp ruhumun okyanuslarında.Bazen dagılan parçalarını topraladıkça kayıp kumsallardan kaybettim ruhumu,bazen kaybettikçe bana döndü ruhum.Bazen apaçık sereserpe serdim tüm duygularımı,bazen hiç açılmamış kayıp sandıklara kilitlendim ne varsa bana dair.Unutamadıklarımda unutuldum,silik kalanlarda yaşatıldım.Unutmaya beceriksiz kaldım çogu zaman.Yıkılışlardan yeniden doguşlar yarattım.Yittikçe tüme tamamlandım.Başımı egmeden dik duruşları yaşadım sırrı dükülmüş aynalarda.Polyanna masalları yazdım gün doguşlarında.Acıyı tattım en tuzlu olanından,ısırdıgım dudaklarımda kan damlaları.Mutlulugun en saf telaşını hissettim meleklerin buluttan yastıklarında.Hasret kaldıgım siyah beyaz fotograflarımın küflerini yuttum bazen.Bazen kanayan yaralarımı yaladım iyileştirmeyi hiç beceremeden.
Ama yaşattım çocuklugumun içi masum kıpırtısını.Yaşattım çıkarsız sevgileri.Bir gülümseme ugruna kendimden geçmeleri,darma duman olmaları.Beni bir ben bildim bir de çocuklugum.Çocuklugumun pamuk şeker kokan elleri avucumda,yaşamaya çagıran sesi kulaklarımda yürüyorum gelecegin bilinmezlerinde...