Suriye''de Hayat



Korku penceresinde yalnizlik projelerini yaparken , hep bir baska tutunacak dal bulmusuzdur .
Yorgunluk cökmüstür hayal dünyamiza , kilitlenmistir amaclarimiz ve depremler oluyordur gönül dünyamizda.

Musab tam bu hayatin icindedir ve henüz yasi 13 ...

Hergün yagmur gibi yagan mermiler , gök gürültüsünden siddetli patlamalar kendi hayatini , hayalini sadece yasama tutunmak ile sinirlandirmis , Ölen Babasinin , tecavüz edilen annesinin , iskence ile öldürülen abisinin feryadlarinda yasiyor acilari ...

Bundan sadece 4 yil önce tek dertleri fakirlikten kurtulmak , cok calismak ve rahat bir hayata kavusmakti ... Aile Reisi Selim , Valide Hanim Fatima , Agabey Abdullah ve Musab ... Genc bir Aile sayilirlardi... Fatima ile Selim henüz ikiside yaslari 15 iken evlenmisler , Abdullah ta hemen bir yil sonra dünyaya gelmisti....

Musab dogana kadarda bir cocuklari dogumda ölmüstü .

Suriye''nin Halep sehrinde Türk tüccarlar ve turistlerle calistirdiklari kück bir Gida dükkanlari vardi...Seker , Sigara , Kolonya , Cikolata gibi ürünleri cok düsük ücretlerle satiyorlar , Rizkullah ismiyle her aksam evlerine Elhemdulilleh diyerek dönüyorlardi.

Türklerin ticari kervanlari Halep te hareketlilige sebeb olmus , insanlar hem komsuluklarini , hem samimiyetlerini , hemde ekonomilerini beraber üst düzeylere tasiyorlardi.

Hicbiri digerine Irk , Mezheb ayrimi yapmiyor , Sultan Camii''sinde hep birlikte kiyama duruyorlar , hep birlikte Amin diyorlar , ve yine hep birlikte zikrediyorlardi...

Abdullah Ezani duyar duymaz camiye kosar , Imam Muhammed bin Halid in arkasinda Namaz kilmaktan müthis zevk duyardi.

O kiraati , o Husu ''yu yasamak huzur veriyordu Abdulah''a.

Musab agabeyini hep kendine örnek olarak alir , o da Namaza abisiyle kosarak giderdi.

Baba Selim her ikisindende memnun , onlar gibi evlada sahip oldugu icin her Namazdan sonra sükür dualari yapardi.

Ama Tarih 28 Temmuz 2012 yi gösterdiginde herkes is yerlerini terketmis , Evlerine siginmis , Esad''in ordusunun yapacagi saldiridan kendini korumaya calisiyordu.

Abdullah Muhalifler denilen ordunun icinde yapilacak saldiriyi bekliyor , henüz 19 yasinda iken elinde sadece 20 mermisi olan bir Kalasnikof ile yikilmis binalarin iclerinde pusu kurmus vaziyette gruplar halinde bekliyorlardi...

Baba Selim giderek artan aclik ve susuzluklarina cözüm aramakla mesgul iken , musab evde Annesiyle saklaniyordu.

Hava giderek karariyor ve Gece VaKti bomba sesleri susmus iken herkes endise ile haberleri izlemeye , dinlemeye , okumaya calisiyordu.

Abdullah kendi kendine mirildanirken söyleniyordu Bu sessizlik hayra alamet degil diye ...

Gece yarisi hala Pusuda bekliyorlardi.Sabah 05:00 e dogru herkes saldiri olmadigini farkedince bir iki saat dinlenmek icin gözlerini dinlendirmeye calisiyor , yari uyku yari uyanik halde duruyorlardi.

Bir anda Helikopter sesleri , ALLAHU EKBER nidalari duyulmaya baslandi...Abdullah o uyku halinde birden yerinden firladiginda , Gökten mermi yagdigini gördü .

Bir sürü savas ucagi , Tank ve Uzun namlulu silahlar ile mahalleleri bombardiman altina alinmisti.Cok uzakta olmayan evlerini görebiliyordu...Birden her yerde ölen Arkadaslarini , Ciglik cigliga kacan komsularini görmeye basladi.Icine büyük bir korku ve Öfke girdi. O hal ile kosar adimlarla gizlene gizlene evlerine dogru gitti.

Esad''in askerleri bütün evlere giriyordu .

Tam eve yetistiginde kapidan girecekken YA MAMA , YA MAMA diye aglamakli bir tonda sesleniyordu annesine.Musab evde bulunan somyenin altina saklanmis , Anne Fatima da elinde sopayla gelecek askerlere karsi kendini savunmaya calisiyordu.

Abdullah kapidan girdi ve tam Annesine sarilacakken arkadan TESLIM OL diye bagiran askerlerin sesini duydu , silahini ve vucudunu geriye döndürdügü an ayagina isabet eden kursunla yere yigildi.Silahin dogrultmaya calisirken bir kursunda koluna isabet etti ve kanlar icinde yerde dururken o caresizlikle YA MAMA , YA MAMA diye bagiriyordu sadece...

Askerler Fatimanin sopasindan hic ürkmeden ona dogru hamle yapip ellerini arkadan bagladilar ve küfürler ederek TECAVÜZ EDIN SU KADINA diye emirde bulundular...Arkadan gelen bir kac asker cirpinip bagiran Fatimaya aldiris etmeden tecavüz ettiler ve o cigliklar icinde musab hala karyole altinda saklaniyor , sessizce agliyordu.

Abdullah henüz ölmemisti ve hala YA MAMA , Allahu Ekber diye inliyor , kelimei sehadet getiriyordu.

Yine Emir Komuta sesi geldi ve Abdullahin canli halde el ve bacaklarini kesmeye basladilar...Musab artik duyamiyordu ... Konusamiyordu...Bogulmustu sanki , kibirdayamiyordu.

O sirada evin Reisi Selim bir Firsat bulup eve girmeyi basarmisti ama icerideki Askerlerden birini silahiyla vurabildi , digerleri aninda karsilik verip Selim'ide aninda öldürüverdiler.

Musab kibirdayamaz halde hala orada saklanirken saatler gecmis , askerler Mahalleyi terketmislerdi...Muhalifler Askerleri püskürtmüslerdi ama Musab Karyolanin altindan cikamiyordu...

Olaylari gören Muhalifler baskin yapilan tüm evlere girip yaralilari kurtarmaya calisiyorlardi ve Musablarin evine geldiklerinde hepsi tekbirler getiriyordu...Aileyi taniyan Kasim aglarken , bir yandanda Musab nerde diye bagiriyordu ...

Cesetleri hizlica cikarip götürürlerken Kasim hala MUSAB neredesin diye bagiriyordu ...

Musab o acilar icinde dogruldu , ve ses verdi ... BURDAYIM

Hayatin ölümden daha zor oldugunu anladigi yas 13 ''tü Musab''in ..

Artik hayallerindeki herseyin yok olup gittigi yas idi 13 ...

Ailesini kaybetmis , üstelik gözleri önünde iskencelere maruz kalmis Annesi ve Abisi her saniyede yüregini yakiyordu.

Kasim Musab i ve diger yetim , Öksüz kalan cocuklari alip Hatay Sinirina dogru gitmeye basladi ... Antakya kapilarini acmisti ve acilarindan kurtulamasalarda , o savastan kurtulmustu kücük yürekler...

Bugün hala Antakya da yasayan Musab , Acilarini anlatirken son söz olarak Allahtan geldik , Allaha dönecegiz i söyledi ...

Allah kapilarini SURIYE''li kardeslerimize acan Basbakanimizdan Razi olsun ...


Yazı Sahibi

Ahmet Ahrens
Ahmet Ahrens
Yazı Sayısı 80 Yazısı var.
Aldığı Yorum 18 Yorum Almış
Bilgiler
Eklenme Tarihi 24 Şubat 2013 tarihinde eklendi.
Okunma Sayısı 569 kez okundu.
Beğeni Düzeyi
Begeni Sayısı 0 kişi yazıyı beğenmiş.
Eleştiri Sayısı 0 kişi yazıyı eleştirmiş.
Paylaşım
Facebook da Paylaş Facebook' da Paylaş
Yazıyı Profilinizde Paylaşır.

Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir. Yorum yapabilmek için üye olunuz ya da üye girişi yapınız.
Telif Hakkı Uyarısı!

Suriye''de Hayat isimli yazı, Ahmet Ahrens tarafından 24 Şubat 2013 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...







Giriş Paneli







Haftanın Konusu
Barış

Bu hafta, haftanın konusu Barış seçilmiştir. Bu konuda yazılan yazıları okumak için aşağıdaki butonu kullanabilirsiniz...

Yazıları Oku

Okudunuz mu ?

AhmetTalayhanBu Sana Yazdığım Son Satırlar
Ahmet Talayhan

Kitaplar

Yüreğimden Güvercinler UçurdumYüreğimden Güvercinler Uçurdum
Fatma Çetin Kabadayı

Köşe Yazıları

Erol SunatBu Kibarlık Bizi Öldürecek!
Erol Sunat

Ertuğrul Erdoğanİyi Bir Hamle Yapmalıyız
Ertuğrul Erdoğan