İntihar Çığlıkları


tanrılar tribünleri doldurmuştu
fruko gazozu satan çocuğun
diğer elinde çekirdek sepeti
bağıra bağıra dolaşıyordu
boyası dökülmüş basamakları

sahada beyazlar içinde melekler
karşısında ise tek başına şeytan
gökyüzünün derinliklerinden gelen
düdük sesi ile başladı maç

gişe önünde uzun kuyruk vardı
insanlar para tutan sağ ellerini havada sallıyorlardı
sol ellerinde ya karıları ya sevgilileri
ya da çocukları çevreye gülücükler dağıtıyordu

ilk yarının sonlarına doğru
iki meleği ekarte eden şeytan
sağ taraftan savurduğu top
mavi gözlü melek’in şaşkın bakışları
arasında direğe vurup gol oluyordu

açık tribünü dolduran tanrılar
golle beraber ayağa fırladılar sevinç içerisinde
gökten indirdikleri bulutları hemen konfeti haline getirdiler
ne de olsa serde tanrı olmak vardı
hep beraber sahaya attılar
kapalı tribündeki tanrıların kıskanç bakışları
gökten yağmur bulutları çağırdı

gişeden ayrılan insanlar
heyecanla koşuyorlardı kendilerini ayrılan kale arkasına
sadece sahaya inen yağmura anlamsızca bakarlarken
kadınların ay seslerine karışan kokuları
kavislenip gökyüzünün derinliğine uçuyordu

derken vakit geldiğinde gökyüzünün derinliklerinden
gelen düdük sesiyle beraber
ilk yarı bitiyordu şeytanın tek golüyle
melekler üzgün gidiyordu soyunma odasının ıssızlığına
bahisleri yatan erkeklerin yırtık kuponları
omuzlarına düşüyordu yeni bahisler yapmaya gidenlerin

çekirdekçi çocuk cin gibi gözleriyle
alıcılarına koşuyordu cebinde bozuk paraların sesiyle
oturan kadınların etekleri rüzgâr gördükçe
bazı erkeklerin bakışları yukarı doğru yol alıyordu
arkasında savrulan hayalleri
ki kadınlarda ayrı bir keyif alıyordu rüzgâra çaktırmadan yol vermekten

stadın bulunduğu semtin derinliklerinde
bulutları usulca kurcalayan bir otel
süitinde Allahtan başka ne ararsan vardı
bir de iki kadın ve bir erkek
felsefenin toplumsal kaldıraçlar
üzerinde etkisinin önümüzdeki
on yıl içinde doğacak çocukların ruhsal sağlığının
katmerleri arasında oluşacak
cinsel ve tinsel ile ruhsal koordinasyonun düzenlenmesi
hususunda oluşacak olumlu ve olumsuz etkenler üzerinde
tez çalışması yapıyorlardı

kadınlardan sarışın olanı sıkıldım dedi
yorgun yüzünde gitmeyen mavi gözlerinin ışıltısı
odaya gizemli ve elektrikli bir hava bırakırken
diğer kadın siyah uzun saçlarını elleriyle
omzundan arkaya savururken bakışlarının derinliğini
odadaki tek erkeğin önüne serdi dişi bir kuş ürpertisiyle

erkek anlamadığı sözcüklerin ağırlığını kırmak için
televizyon kumandasını alıp rast gele bir düğmeye bastı
şeytan sahaya çıkmış meleklerin gelmesini beklerken
güneş az önce yağmurdan ıslanan son çimleri de kuruluyordu

gökyüzünün derinliklerinden gelen düdük sesiyle
beraber maçın ikinci yarısı başladı
açık tribündeki tanrılar önde olmanın verdiği huzurla
sırtlarını geriye doğru attılar
kadınlardan birisi dayanamayıp adamın kucağına oturdu
elinden kumandasını aldı gözlüğünü iki eliyle çıkartırken
göğüslerini dikleştirip adamın yüzüne doğru yaklaştırdı

melekler saldırıyor şeytan kalesini can siper hane koruyordu
kapalı tribündeki tanrılar avuçlarını çırptıkça
gökyüzünden halatlarla dört cin inip maça katıldılar
aldıkları taze kuvvetle baskısını artıran melekler
sağdan yaptıkları atakla beraberlik golünü buldular

bulutları kurcalayan otelin iki sokak ötesi
kalabalık bir insan topluluğu ellerinde pankartlar
emperyalizme son kahrolsun hükümet
ezdirmeyeceğiz hakça bölüşüm
sloganlarıyla yürüyüş yapıyorlardı başka bir kanalın verdiği
karşılarında polis etten duvar örmüş bekliyordu
hükümet binasına kimseyi yaklaştırmayacaklardı
içişleri bakanı bu şekilde kesin talimat vermişti

beraberlik golüne sevinen kapalı tribündeki tanrılar
galibiyet için cinlerden sonra sahaya birkaç tane de ruh bıraktı
tanrı olmak böyle bir şeydi işte melekler atak üzerine atak yapıyordu
göğün derinliklerinden gelen bir ses maçı iki dakika uzattığını söylüyordu
adam artık yeter diye bağırdı yoruldum dedi ve kızgınlıkla
üzerindeki kadını yana yatırıp ayağa kalktı karnındaki ruj izini
sağ eliyle silerken gözbebeklerinden düşen beyaza küfretti

mermiler uçuyordu havada tazyikli sular
renk renk flama sopaları havaya kalktıkça
coplar iniyordu yere insanların başlarına kollarına
gövdelerine kalçalarına yüzlerine iniyordu yumruklar
bayraklardan fırlayan alevler insanların yüzlerini yalıyordu
düşenler bağıranlar haykıranlar öfkeler küfürler yumruklar
sadistliğini giderenler kazanan kaybedenler olmuştu

son dakikaydı kale arkasında insanlardan bazıları
ellerindeki kuponlar havada maçın bitmesini bekliyorlardı
kadınların gözleri tanrılardaydı tanrıça oluruz umuduyla
kapalı tribündeki tanrılar çıldıracak gibiydi
cinler ruhlar melekler hiç biri işe yaramıyordu
şeytan beraberliği kurtaracak gibiydi maç bitti bitecek

açık tribünde tanrılar şarkı söylüyordu marşlar
hatta birisi çaktırmadan erternasyoneli söylüyordu
sonuçta kim duyacaktı onu kim korkar hain kurttan diye düşünüyordu
birden stadı derin bir sessizlik kapladı
erternasyonelle kurtulur insanlık sözü asılı kaldı havada*
sağ açıkta cinin ortaladığı topu ruh kafayla melek’in önüne indirmiş
onun sert şutu şeytanın sol elinin parmak uçlarına dokunup
filelerle kucaklaşmıştı

açık tribündeki tanrılar derin bir sessizliğin ardından
verin o komünist dölünü bize diye bağırdılar
asalım bayrak direğine ki ders olsun herkese
kapalı tribünde homurtu başladı kim bu hain
kim bu komünist çıksın hemen ortaya nasıl aramıza karışmış
herkes birbirine şüpheyle bakarken erternasyonali söyleyen genç tanrı
sahaya doğru yürümeye başladı ürkek bir kedinin adımlarını anımsatırcasına

kuponu yatan ya da tutturan fark etmez
istinasız kale arkasındaki insanlar hep beraber
tanrılardan önce sahaya indiler koşarak
erternasyonali okuyan tanrıyı tuttukları gibi
bayrak direğinin oraya götürdüler kadınların
cılız sesleri çocuklarınkine karışıyordu
gazozcu çocuk elinde kalan son üç gazozu satmaya uğraşıyordu

yarım saat olmuştu tanrının bayrak direğinde can verişi
insanlar slogan attıkça kadınlar alkışlıyordu
orta sahada gençten bir adam üçlü çektiriyordu
şeytan açık tribüne melek ve cin ile ruhlar kapalı tribüne çıkmışlardı
göğün derinliklerinden bir güç üç grubun arasına
yeşil bir çit çekmişti sirenler çalıyordu acı haykırışlarla
insanlar stadyumdan evlerine gidiyor tanrılar ise gökyüzüne yükseliyordu

bulutları kurcalayan otelin süit odasında kadınlardan biri duşa girdi
diğeri adamla sosyalizmin insanın cinsel tercihleri üzerindeki etkisinin
kalıcı olmaktan ziyade geçici olması üzerinde tanrıların mı daha çok belirleyiciliği vardır
yoksa şeytanlarla beraber olmaktan kaçınan meleklerin mi
konusunda ateşli bir tartışmaya tutuşmuşlardı duştan su sesi geldikçe





* enternasyonal marşından alınmıştır


ersin başeğmez
14 şubat 2014 17:52 _izmir
çaysız_şekersiz ve bademsiz



Yazı Sahibi

Ersin Başeğmez
Ersin Başeğmez
Yazı Sayısı 618 Yazısı var.
Aldığı Yorum 682 Yorum Almış
Bilgiler
Eklenme Tarihi 14 Şubat 2014 tarihinde eklendi.
Okunma Sayısı 771 kez okundu.
Beğeni Düzeyi
Begeni Sayısı 0 kişi yazıyı beğenmiş.
Eleştiri Sayısı 0 kişi yazıyı eleştirmiş.
Paylaşım
Facebook da Paylaş Facebook' da Paylaş
Yazıyı Profilinizde Paylaşır.

Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir. Yorum yapabilmek için üye olunuz ya da üye girişi yapınız.
Telif Hakkı Uyarısı!

İntihar Çığlıkları isimli yazı, Ersin Başeğmez tarafından 14 Şubat 2014 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...







Giriş Paneli







Haftanın Konusu
Barış

Bu hafta, haftanın konusu Barış seçilmiştir. Bu konuda yazılan yazıları okumak için aşağıdaki butonu kullanabilirsiniz...

Yazıları Oku

Okudunuz mu ?

Mehmet EminEfendioğluSon Gün
Mehmet Emin Efendioğlu

Kitaplar

Gölge YiyenGölge Yiyen
Ferdi Kibar

Köşe Yazıları

Erol SunatBu Kibarlık Bizi Öldürecek!
Erol Sunat

Ertuğrul Erdoğanİyi Bir Hamle Yapmalıyız
Ertuğrul Erdoğan