Yaşama Tutunmak 2Yaşama Tutunmak 2Dört yıl. Ne uzun bir zaman. Nasıl geçerdi… İlk görev yeri olduğundan tayin isteyebilmesi için dört yıl kalması gerekiyordu burada. Kanadı kırık bir kuş,yolunu kaybetmiş,buraya düşmüş.Uğur’un siparişleri alıp gitmesiyle tekrar sessizliğe büründü ev.Saate baktı.Alev’in gelmesine az bir zaman kalmıştı.Ocağa koyduğu yemeği hatırladı. Alevle masa başındaki muhabbetleri bu yalnız anların en doyulmaz saatleriydi. Birbirlerini çok iyi anlıyor, destek oluyorlardı. Pencereye takıldı gözleri. Rüzgâr yerini sicim gibi bir yağmura bırakmıştı. Az önce esen rüzgarın cama yapıştırdığı tozu toprağı temizleyebilmenin inadıyla var gücüyle yağıyordu yağmur.Birden bir ürperti yayıldı tüm vücuduna üşümüştü.kalktı omzuna ince bir ceket aldı ve yağan yağmuru seyre daldı.Arada bir esen rüzgarın yağmuru cama savurmasıyla kendine gelse de buraya geldiği ilk gün tekrar canlandı gözünde.Hiç unutmuyordu.Diplomayı aldığı gün, bölüm başkanı “şöyle demişti.Üniversiteyi bitirdiniz.Kendinizi bedenen yorgun fakat,ruhen rahatlamış hissediyorsunuz.Ama şunu bilin ki,asıl mücadeleniz bundan böyle başlıyor.”Gülmüştük.Oysa hayat ne acımasız oyunlar oynuyordu insana ve insan hayatı yaşadıkça öğreniyordu.üniversiteyi bitirmeden önce bunu tecrübe etmişti. fakat hayat farkındalıktı.Yüreğindeki yeni bir hayat hayalinin verdiği heyecanla üzülse de çok da farkına varamamıştı. Yüreğindeki ilk sevda pırtılarını hatırladı, gülümsedi.çünkü Türk filmi senaryolarını aratmıyordu bu sevdanın başlangıcı. Uzun, düz saçlara,belirgin yüz ve vücut hatlarına sahipti.Bir de koltuğunun altına sekreter tahtasını sıkıştırdı mı üniversiteli olduğu hemen anlaşılırdı.orası bir üniversite şehriydi.Burada yaşayan gençlerin tek isteği üniversiteli bir kızla arkadaş olmaktı.Fakat bu çabalarını asla basitliğe vardırmadan gösteriyorlardı. Cumartesi günleri,üniversite öğrencilerinin kütüphaneye akın ettiklerini bilmeyen yoktu.Sonbaharın güzel yüzünü gösterdiği günlerden bir cumartesi günüydü.Sekreter tahtasını koltuğunun altına sıkıştırdı.Aynanın karşısına geçti,Bir süre o kendisinin de çok sevdiği yosun yeşili gözlerine ve duru tenine baktı.Bluzunun yakasını düzeltti,mini eteğini aşağıya doğru çekti,beline dökülen düz pırıl pırıl saçlarını fırçaladı,şöyle bir savurdu ve dışarı çıktı.İlk trafik ışıklarını geçerken,bir çift gözle karşılaştı.Bu gözler;gayet temiz giyimli, kısacık kesilmiş saçlarıyla dimdik yürüyen, her halinden eğitimli olduğu belli olan pırıl pırıl bir gence aitti.Bir süre bu karılaşmalar devam etti.Sonunda o kaçınılmaz an geldi ve tanıştılar.Garip bir tanışmaydı bu.Hatta sonraları bu karşılaşmayı düşündükçe çok gülmüştü :Merhaba!ben pilot üsteğmen Tarık …. , ….. hava üssünde çalışıyor,F5’ lerle uçuyorum…Resmen künyesini okumuştu.Bu arada içinden “yalana bak. İnsan yalan söylerken biraz inandırıcı olur.İsmi bile jön ismi dedi.”.Aslında hoşlanmıştı ondan.Hemen kabul etmek doğru olmaz .Ama ya bir daha göremezsem.İçini bir korku sardı.Kızım sen buna daha şimdiden tutuldun.Dudağının bir kenarını kıvırarak güldü.Yanaklarından kulaklarına doğru bir ateş topu yayıldı.Kıpkırmızı olmuştu.Kızardığını düşündükçe daha da kızardı.Hiç tanımadığı bir duygu dalgası bütün vücudunu sarmıştı.Birden kendini toparladı, kaçar adımlarla uzaklaştı oradan.Sonraları bir ay boyunca ilk karşılaştıkları yere büyük bir heyecanla gitti ama yoktu.Doğru düşünmüşüm.o bir yalancıymış diye düşündü.hayal kırıklığı içinde. Umutlarının tükendiği noktadaydı. Artık gelmez diye düşündü.sıcak nemli havalar yerini rüzgara ve ardından sonu kolay kolay gelmeyen sağnaklara bıraktı.Ruhu gibi bedeni de üşüyordu.Teksir kağıtlarını,sekreter tahtasının içine yerleştirdi.Paltosunu giyindi,her zaman olduğu gibi portmantonun aynasında kendini süzdü ve dışarı çıktı.Atık trafik ışıklarına yaklaşıkça heyecanlanmıyordu.Hatta etrafa çok dikkat etmeden karşıya geçti.Rüzgar,duygularına galebe çalarcasına esiyor,yüzünü yalayıp geçiyordu.Bir an önce kütüphaneye varıp kütüphanenin o kitap kokan ılık havasında ısınmak istiyordu. Denizden gelen iyot kokulu, tuzlu bir rüzgar,yüzünü yalayıp geçti.bir anlık gözlerini yummuştu.Gözlerini açıtğında bır çift siyah gözle karşılaştı.Etrafına yaydığı erkeksi Parfüm kokusuyla ben Tarık “merhaba” diyordu.Yüreği kanadı kırık bir kuş gibi çırpındı çırpındı ve duruldu.Yanaklarındaki kızarıklık sert esen soğuk rüzgarın etkisiyle yok olmuştu.Merhaba şimdi tanışalım ben Seval diyebildi.Tokalaştılar Niyetinin ne kadar ciddi olduğunu davranışlarıyla gösteriyor,sözlere dökmüyordu.Biraz aşağısı subay orduevi bir şeyler içelim mi?Heyecandan öleceğini düşündü Seval.Peki dedi Araştıracağı konuyu, ders hazırlığını ve pazartesi günkü sınavı çoktan unutmuştu.Orduevinin kapısına geldiler.Hafif bir reveransla önüne geçirdi Seval’i Tarık.Bir masaya yerleştiler böylece mahsum ,orduevi Kilim Pastanesi ve sahil üçgeninde iki yıl devam bir arkadaşlığın temeli atılmış oldu. (Devam edecek)
Yazı Sahibi
Etiketler Yazı İşlemleri Okuyucu Puanı
Telif Hakkı Uyarısı Yaşama Tutunmak 2 isimli yazı, Selma Çankaya tarafından 17.09.2008 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Zeynep Tümöz yazıyı tebrik etti...
Lutuf Veli yazıyı tebrik etti...
Mehmet Giray Çelik yazıyı tebrik etti...
Bekir Sepet yazıyı tebrik etti...
Turan Ergün yazıyı tebrik etti...
Ocak
9
Ocak
9
Ocak
8
Ocak
8
Ocak
8
Ocak
6
Ocak
6
Aralık
7
Aralık
4
Kasım
29
Eylül
19
Eylül
17
Eylül
1
Eylül
1
Ekim
15 |
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||
Copyrights © 2000 - 2009 Hikayeler.net | Tüm Hakları Saklıdır

Rss |
İletişim