Akp Kapatılmalı mi?
18 / 7 / 2008 Cuma tarihinde Saniye İnce Yıldız tarafından eklendi, 101 kez okundu...
“ABD’nin Ankara eski Büyükelçisi ve CIA ajanı Mark Parris’in “Kapatma kararı ağustosun 3. haftasında çıkar. AKP kapatılmamalı. Erdoğan yeri doldurulması zor bir lider” sözleri Türkiye’yi ayağa kaldırdı. Muhalefet, “Türkiye’de mahkemeler bağımsızdır ve Türk milleti adına karar verir. Hariçten gazel okunmas...” Okuyucu Puanı ;
Akp Kapatılmalı mi?ABD’nin Ankara eski Büyükelçisi ve CIA ajanı Mark Parris’in “Kapatma kararı ağustosun 3. haftasında çıkar. AKP kapatılmamalı. Erdoğan yeri doldurulması zor bir lider” sözleri Türkiye’yi ayağa kaldırdı. Muhalefet, “Türkiye’de mahkemeler bağımsızdır ve Türk milleti adına karar verir. Hariçten gazel okunmasın” dedi. (Kaynak: Yeniçağ gazts.) Adamlar muhaliflerin psikolojisini bildiği için rahat oynuyorlar. Bizler bazı şeylere o kadar duygusal bakıyoruz ki doğru olan kendi penceremizi bulamıyoruz. Birilerinin kurduğu çerçeve diye bazen balıklama dalarken, bazen de kin yüzünden dalamıyoruz. Bu lehimize mi aleyhimize mi meselesinden çok söyleyenin kimliğinden yola çıkarak hareket ediyoruz. AKP’nin kapatılmasıyla, Türkiye’nin siyasi tarihine ve geleceğine ne tür fayda sağlayacağını düşünmek zorundayız. Muhalifleri kızdıran en önemli cümle; “Erdoğan yeri doldurulması zor bir lider.” Söylemidir. Kıskançlık doğruların önüne geçerek asl olan politika göz ardı edilmektedir. Mark Parris, bunun bilincinde olarak bu son cümleyi sarf etmiştir. “Cuma güne AKP kapatılacak” cümlesini üretmeleri boşuna değildir. Cümlelere takılmadan kendi siyasi tarihimiz ve sosyal olgularımız çerçevesinde düşünerek doğru politikalar oluşturmak zorundayız. ‘Erdoğan yeri doldurulamaz lider’ cümlesi ‘AKP cumaya kapanacak’ kehanetinin yapı taşını oluşturması içindir. Amerika, Sayın Erdoğan’dan vazgeçmiştir. Bu söylemi üretirken, Türk halkının yüzdelik dilimde 90 lık bir payla, Amerika’ya karşı olduğunun bilincinde, bu cümleyi sarf etmiştir. Sayın Parris bilmektedir ki AKP kapatıldığında yeni bir partiyle yeni bir istikrarsız sürece istekleri doğrultusunda ilerlemek, politikaları açısından bu günün Türkiye’sin de artık elzemdir. Avrasya politikalarını bu kargaşadan yararlanarak rahat bir şekilde oluşturacaklarının bilincindedir. Daha şimdiden yeni alternatif partiler sahneye fırlamıştır. Amerika uyuyan bir bölünme ister, uyanan bir bölünme değil… Ben bu kapatma davasına baştan beri şüpheyle bakmaktayım. İddianame içerik olarak kapatma için yeterli olmamasına karşın, politika olarak ta doğru değildir. Bu da ayrıca şüphe uyandıran diğer bir mevzudur. Somutlar bir kenara itilerek soyut kavramlar üzerinden cezalandırma kadar ilkel bir politika sanırım sadece Türkiye’ye has bir olaydır. Hala bu politikanın yürürlükte olması benim şüphelerimi iyice güçlendirmektedir. Kapatılacağı varsayılan partiyle birlikte; istikrarsız, kavgalı, bölünmüş, çeyreği uyanmış bir Türkiye kimin işine yarar? Saadet partisine uygulanan bir dizi kapatma formülleri, bu günün AKP’sini oluşturmadı mı? Yarın bu uygulana gelen politikalarla Talabani vari bir partinin temellerini atmayacağınız ne malum? Savcılarımız, hâkimlerimiz gerçekten cumhuriyetin elzem elamanları mıdır? Dışarıdaki global yapılanmayı iyi görebilecek donanımdalar mı? Kararlarını verirken, anayasada ki maddelere göre maddeleşen soyut kararların, cumhuriyete karşı hangi zararlı somutları doğuracağının tartışmasını yapabilecek yeterlilikteler mi? Önce bu ve daha başka sorulara cevap bulmak zorundayız. Seçmenleriyle kimlik kazanan bir partiyi cezalandırmak yerine, kişilerin suçları doğrultusunda cezalandırılması gerekir. Sosyal devlet olgusu bunu gerektirir. Sayın Baykal “Hukuk safsata kaldırmaz” demişti. Haklılığının hakkı verilmesi gereken bir cümle... İşte bu cümleye binaen Sayın Baykal düşünmek zorunda. Partisinin geleceği için değil, ülkenin, ülke insanının, sosyal devlet olgusunun ve hukuk devleti ilkesinin çizdiği normlar doğrultusunda tekrar tekrar düşünmek zorundadır. İşte o safsatalar ki dünü bugüne bu şekilde, sosyal hukuk sistemini deforme ederek taşımıştır. Bizde uygulanan günü birlik politikalar, günü birlik olduğu için ne kadar sağlıklı ve kimin işine yarıyor? Onu derinlemesine düşünelim. Uzun vadeli dış politikası olmayan ülkelerin, iç politikasından ya da uzun-kısa vadesinden bahsetmek trajikomiktir. Dış politikalar, tarihi perspektif oluşturularak dizayn edilir. İç politika bu dış politikanın derinliğine göre istikrar ya da istikrarsızlık gösterir.
Tavsiye Et :
Müslime Uğuz Öngeli yazıyı tebrik etti...
Ayten Dirier yazıyı tebrik etti...
Ayşe.b Yıldız yazıyı tebrik etti...
Ağustos
31
Ağustos
29
Ağustos
24
Ağustos
19
Türkiye`nin Kuzydoğusunda Savaş Gürcistan
• Tahsin Çayıroğlu • Güncel Makaleler • 155 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Ağustos
17
Ağustos
29
Temmuz
18
Temmuz
18
Temmuz
9
Temmuz
9
Temmuz
18
Temmuz
18
Ağustos
29 |
![]() |
|
||||||||