Bir Garip Aşk
Her zaman olduğu gibi yatmak için sağa dönmüşken dolunay ışığını suratımla paylaşırcasına yüzünü bedenime dönmüştü. Aşk adına bir buluşma gerçekleşiyordu. Bu ilk geceydi aylar sonra, bu ilk uykuydu hasretsiz. Daha önce aşık olmuştum. Ama bu başkaydı bu adı aşk olan ama gerçek bir sevgiliye duyulandan farklıydı. Nefsi aşktan yaşadığım kırgınlıklar üzerine bir şehre vurulmak,o şehrin tarihine,o şehrin fatihlerine gönül vermek kolay değildi. Zira bu vurulduğum şehir aşktan yana sillesini yediğim şehir olsa da tarihin kokusu beni manevi bir aşka itti.
Ayasofya’ya gidiyordum. Mozaikler, seramikler, taşlar,duvarlar…Ben heyecanlandıran, herkesi büyüleyecek dokulardan ziyade Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’un fethiyle buraya girişini anmak oldu.İçimden binlerce replik geçti:
-Ey yüzyıllar öncesindeki aşkım! Ey sultanım! Nasıl girdin bu kapıdan? Bu zemin titredi değil mi endamından?.Peki ellerin değdi mi bu duvarlara?…
-Ey Yavuz Selim’in dedesi! Hani nakkaşın biri senin minyatürünü yapmış ve torununa sunmuştu.Torunun Yavuz Selim, "bizi çocuk iken mübarek dizleri üstüne almışlardır. Şerefli yüzleri hala hayalimdedir. Doğan burunlu idiler. Bu ressam tamamca benzetememiş" Nakkaşı, şahitlere danışmadan dedesinin resmini yapmakla eleştirmişti. Ahh! Fatihim seni kitaplardan okuyorum,seni resminden anıyorum.Şimdi dolandığın kapılarda hayalini kovalıyorum.
Ellerimi değdiriyorum. Ayasofya duvarlarına. Sanki Sultanımla el ele tutuşmuşum. O mübarek el elime değiyor.Utanıyorum, ilk defa elini tuttuğum adamın yüreğimi yerlere serişi aklıma geliyor,çok utanıyorum.
Sonra ver elini Eyüp…Eyüp Sultan hazretleri Peygamber efendimizi evinde 7 ay misafir etmişti. 80 yaşında İstanbul’a sefere gelmişti.Genç askerlere moral verecekti. Bu topraklarda şehit oldu. Kabri yıllar sonra Fatih Sultan Mehmet tarafından İstanbul fethinden sonra yaptırıldı. Ahh… Buralara da onun yüreği değmişti. Şimdi hayali gözümün önünde. Ah Fatih’im Sultanım, peygamberimin İstanbul fethiyle müjdelediği Mehmet’im; Bak Hz. Eyüp onu misafir etmişti seneler sonra sen onu misafir ediyorsun topraklarında, hatta onun misafirliğini yadırgayıp ev sahibi ediyorsun kabriyle…
Şimdi bu kabrin başında neye dua edilir ki?
Parayı mı?
Pula mı?
Ben sabır insanının vesilesi ile sabrı diledim.
Sonra seslendim şehre:
-Tarih kokan şehir,
Aşk,iman kokan İstanbul,
Fatih’im son aşkındı.
O da benim aşkım.
Ey aşkımın aşkı,
Aşkımı daim kıl.