Cehennemde Akan Bir Pınar 4
Pınar da böyle düşünüyordu fakat gerçek bambaşkaydı.Hulusi Bey Pınarla vakit geçirdikçe,onu tanıdıkça ondan etkilenmeye hatta ona karşı farklı duygular hissetmeye başladı.Ama bunu kendine dahi itiraf edemiyordu.Pınar ise tüm bunlardan habersiz hayatı boyunca yaşadığı baba özlemini Hulusi Beyde gideriyordu.Ne kadar iyi bir adamdı Hulusi Bey,Pınar böyle düşünüyordu.Oysa Hulusi Bey Pınar*a aşık olduğunu artık anlamıştı.Hem kendinden utanıyor hem de emanete ihanet ettiği için kendini affedemiyordu.Ama artık yapacak birşey kalmamıştı oyun gerçek oluyordu tabi onun tarafında.Bir akşam yemeğinde Pınar birden minnetle**Teşekkür ederim herşey için Hulusi Bey.Sizde her zaman özlemini çektiğim babayı buldum.Siz benim hayatımdaki tek önemli insansınız bu nedenle size izin verirseniz Hulusi BABA demek istiyorum** dedi.İşte bu sözler Hulusi Beyi derinden etkilemişti.Sevdiği kız ona baba demek istiyordu.Ne diyeceğini bilemedi ama**Sen nasıl istiyorsan öyle olsun**diyebildi.Bütün gece utanç içinde öylece yattı Hulusi Bey.Yarın akşam için bir plan yaptı ve Allahtan onu bu olanlar ve olucaklar için affetmesini istedi.Ertesi akşam Pınar gözlerine inanamadı.Hulusi Bey mutfakta yemek yapıyor sofra hazırlıyordu.Pınar çok şaşırmıştı çünkü Hulusi Beyi hiç böyle görmemişti.**Sen aklını mı kaçırdın?O kadar hizmetçi varken sen neden uğraşıyorsun**dedi.Hulusi Beyin planından haberi yoktu tabi.Hulusi Bey kendinden emin bir şekilde**Senin için birşeyler yapmak hoşuma gidiyor**dedi.Pınar böyle bir cevap beklemiyordu fakat o kadar mutluydu ki ortada ters giden birşeyler olduğunu farketmedi.Artık talihin kendine güldüğü düşünüyordu.Akşam yemeğinde olacaklardan habersiz masaya oturdu.Hulusi Bey garip bir şekilde sakindi.Yemekleri yemeğe başladılar.Bir süre sonra kahvelerini içip salona geçtiklerinde Hulusi Bey fenalaştı ve olduğu yere yığıldı.Pınar ne yapacağını bilemiyor,hayatını kurtaran bu iyi insanı kaybetmek istemiyordu.Hemen ambulans çağırdılar fakat artık herşey için çok geçti Hulusi Bey sonsuz yolculuğa çoktan çıkmıştı.Pınar çılgınca ağladı, neden hiçbir zaman daimi bir mutluluk yaşayamıyordu?Saat 01:15*i gösterdiğinde yorgunluktan ve üzüntüden berbat bir halde odasına çıktı.Tam yatağına yatacağı sırada komidinin üzerinde kendisi için yazılmış bir mektup buldu.Mektup Hulusi Bey tarafından yazılmıştı ve şöyleydi:
Sevgili Pınar,
Benim hayatımdaki en özel insanlardan birisin.Seni çok sevdiğimi biliyorsun her ne kadar bunun ne tür bir sevgi olduğunu bilmesende.Evet seninle o evden kurtulman için evlendim içimde sana karşı sadece acıma duygusu vardı fakat seni tanıdıkça,
senin iç dünyanın güzelliklerini keşfettikçe kendime hakim olamadım ve seni büyük bir aşkla sevdim.Böyle birşeye hakkım olmadığını biliyorum ama insan kalbine hükmedemiyor.Bana karşı sadece saygı ve sevgi duyduğunu ama bu sevginin baba sevgisinden farklı olmadığını biliyorum ve seni anlıyorum.İnan bana seni hiçbir zaman suçlamadım.Ama kendim için aynı şeyi söyleyemem.Günlerce gecelerce düşündüm ben bana emanet edilen varlığa ihanet ediyordum ve buna asla hakkım yoktu.
Ben onuru için yaşayan biriyim ama bu olay hiçbir onurlu insanın yapmayacağı türden. Bu nedenle bu dünyaya ve sana sonsuza
kadar veda ediyorum.Sakın üzülme ve sakın ağlama ben senin bir damla gözyaşını bile haketmiyorum.Bu dünyada benim olan herşey senin ben bu akşam yemeğime kattığım ilaç nedeniyle öleceğim ama sen sonsuza kadar bu evde yaşayacaksın.Senden tek isteğim sana olan duygularımdan ve intiharımdan kimseye ama hiç kimseye bahsetmemen.Onurlu bir şekilde yaşadım ve hep saygıyla anıldım bunun öldükten sonrada böyle olmasını istiyorum.Her ne olursa olsun seni çok sevdiğimi ve hep yanında olacağımı unutma. Bana ihtiyacın olduğunda gökyüzüne bak ben orada seni izliyor olacağım umarım sevdiğin ve seni gerçekten hakeden biriyle evlenip mutlu olursun.
Beni hiçbir zaman unutmaman dileğiyle
HULUSİ BERKANT
Pınar gözyaşları içinde büyük bir şaşkınlık ve üzüntü ile bu acı mektubu okudu.