Cevapsız SorularCevapsız SorularSanırım en çok bu yorar beni. Binlerce şeyi bildiğimi zannederken bile, aslında hiç bir şey bilmediğim. Hiç bir soruya kesin ve net cevap veremediğim.Basit sorulara bile cevap verirken, aaa-ııı-eee ler yerine işte o yüzdendir muzipçe cevapları seçmelerim. İşte bu yüzden sanki cevaplarda yirmidokuz seçenek varmışcasına, harflerden rastgele birini seçip de; Cevap veriyorum: J) hiç biri, demelerim. Özel yaşantımdan, genele hatta en genele kadar cevapsız sorulara bir kez bile kesin olarak A ! budur diyebilmek için neler vermezdim ki. Doğru cevapları öğrenmek için o konunun içinde olmak, gözlemek, birilerinden duymak değil, birebir yaşamak lazım geldiğini öğrenmem çok da uzun sürmediyse de, yaşayarak bile öğrenmediğimi gördüm zaman zaman. Genel yaşamda gördüğümüz yanlışları özele taşımamaya gayret ettiğimizde bile, o özel kişilerin de arada da olsa doğru cevapları değiştirebilme yeteneklerini gördüm de kaldım ortalarda sap gibi. Bir mantık vardı. Kaç seçenek olursa olsun, doğru cevap tekti. Siyasi yaşama baktığımda, doğru cevapların tek şıktan oluşmadığını, bir çok doğru cevabın doğruya yakın olduğunu görüp de bu!dur u işaretledikten sonra, daha doğru bir cevap olduğunu deneyerek/yaşarak görmek gerektiğini de öğrenmek uzun sürdü bende. Özel yaşam daha kolaydı. Genelden kopya çekiyordum.Ama seçenekler daha çoktu sanki. Bir kere de işaretlemek ne kadar zordu? Ne kadar zordu özel yaşam testlerinde doğru bulmak. Tüm soruların doğru cevaplarını işaretlemek için zaman yetmiyordu. Verilen sürede bitiremiyordum testleri. Önümdeki testler boşaldıkça yenilerini uzatıyorlardı bana, haydi bunları da çöz diye. Üstelik sonuçların hiç açıklanmadığı bir yarıştı sanki...Zaten hiç cevaplayamayanlar hemen eleniyordu da, ya ben gibi sınava devam etmek için kendini paralayanlara bir toleransı yok muydı bu kahrolasıca sınav kurulunun. Tüm seçenekleri elesem de sonlara doğru kalıyordum yine üç-beş yakın seçenekle...Rastgele seçiyordum...kendime benzeyeni seçiyordum...bu olmalı, kesin bu!dur dediklerimi işaretliyordum son hamlede de her defasında yanılıyordu bilincim. Bilincim yüreğimle çatışıyordu sık sık. Benimle çelişiyordu. Yüreğim farklı söylerken, ellerim işaretliyordu sanki Ğ) şıkkını. Yaşam okulunun yaptığı bu sınavlara bir daha katılmama kararını verdim bugün. Bir dilekçe ile başvurdum. Alın beni tembeller sınıfına ya da silin kaydımı. Yoruldum. Sezer NİŞANCI 11 Ekim 2008 İzmir Ama üşüdü martılar. Oysa üşümemeliydi hiç bir canlı sonbaharda. Donuyorum.
Yazı Sahibi
Etiketler Yazı İşlemleri Okuyucu Puanı
Telif Hakkı Uyarısı Cevapsız Sorular isimli yazı, Sezer Nişancı tarafından 12.10.2008 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...
Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Zeynep Aktaş yazıyı tebrik etti...
İlyas Koyuncu yazıyı tebrik etti...
Cansu Öznan yazıyı tebrik etti...
Mehmetşah Yiğit yazıyı tebrik etti...
• Mahir Özel yazıyı favori listesine aldı...
Kasım
20
Kasım
20
Kasım
20
Kasım
20
Kasım
19
Kasım
13
Kasım
10
Kasım
7
Kasım
1
Uyku Dediğimiz Gaflettir
• Sezer Nişancı • Hayata Dair Denemeler • 210 kez okundu. • 5 kez yorumlandı.
Ekim
26
Mayıs
12
Nisan
20
Ekim
24
Haziran
22
Mayıs
4 |
![]() |
Site Menüsü
Köşe Yazıları
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||