kayit
Google Özel Arama
Hikaye AnaSayfa Hikaye / Anı Hikayeler





Haftanın Yazarı
Melek Öztürk
Melek Öztürk


Elhamdülillah!

12 / 5 / 2008  Pazartesi tarihinde Çiğdem Bekar Abilov tarafından eklendi, 316 kez okundu...

“4 Ekim 1996 Üniversite öğrenimim için İzmir’e geleli bir ay bile olmamıştı henüz. Hatay’da oturan amcamlardan, Buca Kuruçeşme’deki yurduma dönmek üzere, akşam dokuz civarı çıkmıştım. Hem şehrin, hem de yaşamın acemiliğini yaşıyordum o günlerde. Yaklaşık yarım saat boyunca bekledim otobüs durağında. Ya Konak ya da Alsancak yön...”

Okuyucu Puanı ;

 ADnet Reklamları Siz de reklam verin  adnet  

Çiğdem Bekar Abilov

Çiğdem Bekar Abilov







EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Elhamdülillah!


4 Ekim 1996

Üniversite öğrenimim için İzmir’e geleli bir ay bile olmamıştı henüz. Hatay’da oturan amcamlardan, Buca Kuruçeşme’deki yurduma dönmek üzere, akşam dokuz civarı çıkmıştım. Hem şehrin, hem de yaşamın acemiliğini yaşıyordum o günlerde. Yaklaşık yarım saat boyunca bekledim otobüs durağında. Ya Konak ya da Alsancak yönüne giden otobüslerden başka tek otobüs geçmiyordu bir türlü. Daha fazla dayanamadım ve durakta bekleyen orta yaşlı bir çifte sordum.

“Af edersiniz, Buca otobüsleri buradan geçmiyor mu?”
“Kızım, bu saatten sonra Buca’ya araba gitmez buradan. En iyisi, Konak otobüsüne binip oradan aktarma yap sen. Boşuna bekleme!”
“Anladım, teşekkür ederim.”

Yaşadığım onca zorluk yetmezmiş gibi, her an bir yenisi ekleniyordu üstüne. Konak otobüsüne binsem bile, Buca otobüslerinin kalktığı durak kim bilir neredeydi? Üstelik, en geç on buçuğa kadar yurtta olmak zorundaydım. Çaresiz, gelen ilk Konak otobüsüne bindim ve gecenin o saatinde binbir yanılma sonucu doğru yeri bulabildim. Kuruçeşme otobüsü biraz sonra kalkmak üzere, az ileride bekliyordu.

Durakta benden hariç, niyeti bozuk iki adam duruyordu. Bakışlarını üzerime kilitlemişler, aralarında gülüyorlardı sinsice. Geçen her saniyede korkum daha da büyüyor, kalbim yerinden çıkacakmış gibi hissediyordum. Kulaklarım ve yanaklarımdan alevler fışkırıyordu adeta. Bir anda aklıma gelmişti, bu iki sütü bozukla aynı otobüste, hem de bir başıma gidecektim biraz sonra. Tam, vazgeçip amcamlara dönmeye karar vermiştim ki durağa doğru gelen neşeli bir öğrenci grubu dikkatimi çekti. Kızlı erkekli, yaklaşık on kişilik bir gruptu bu. Kendimi emniyete almak adına hemen atıldım:

“Yurda mı gideceksiniz?”
“Evet!”
“Otobüs uzun süredir gelmedi de...”
“Ben hemen bakayım.” dedi aralarından kısa boylu bir erkek. Koşarak şoförün yanına gitti ve bir şeyler konuşup yine koşarak yanıma geldi.

“Otobüs arızalanmış. Bir sonrakinin saati geldiğinde gideceğiz.”
“O ne zaman? Yurda yetişebilecek miyiz ki?”

Çömezliğin verdiği tedirginlik her halimden okunuyordu. Son soruma epey güldüler hem alay, hem de sevecenlikle…

“On dakika sonra. Yetişiriz merak etme! Sen birinci sınıfsın değil mi?”

Aksanı komik bu çocuk temiz birine benziyordu. Az önceki kötü niyetlilerle ilgisi yoktu tavırlarının. Cevaplamaya karar verdim.

“Evet!”
“Nerelisin?”

Bu da üniversitelilerin klişe sorularındandı. Anlaşıldı, yine aynı muhabbet başlayacak; diye geçirdim içimden.

“Samsun! Sizler?”
“İstanbul. Onur ben!”

Koyu ve kıvırcık saçlı, orta boylu, mavi gözlü, tam bir İstanbul çocuğuydu. Konuşması ve duruşu bile bunu anlamak için yeterliydi.

“Levent ben! İnegöllüyüm.”

Hiç de köfteciye benzemiyor, diye düşündüm.

“Ben de Eylem! Adanalıyım”
“Niyaz! Kazakistan!”

Sonuncusu, otobüs şoförüyle konuşan çocuktu. Kazakistan! Bu sözcük, kafamda bir şimşek çakmasına neden oldu. Dikkatimi ona yönelttim hemen ve düşünmeden atıldım.

“Aaa!... Geçenlerde Kazakistanlı birinin sekiz yüz doları çalınmış. Bir parasına sahip çıkamamış akılsız!”
“O bendim!”

Halimi anlatmama gerek yok sanırım. Her zamanki patavatsızlıklarımdan birini yapmıştım yine. Yüz yüze görüşmelerde hiç iyi olmamıştım ki zaten. Yerin yarılması için dua ettiğim anlardan birini yaşıyordum yine. Durumu toparlamanın bir yolunu bulmalıydım mutlaka.

“Kusura bakma! Bir ihtiyacın olursa çekinme. Paran var mı bari?”

İyi niyetli gibi görünen bu sorumla da ayıp ettiğimin sonradan farkına varmıştım tabii. Niyaz büyük olasılıkla, şu kız sussa artık diyordu içinden. Üstelik henüz adımı da söylememiştim.

“Kitap işini hallettin mi” dedi Niyaz.
“Hayır! Çok pahalı kitaplar. İkinci el alayım diyorum, ama onu da bulmak hiç kolay değil.”
“Biz sana yardımcı oluruz.”
“Çok memnun olurum. Teşekkürler.”
“Sana nasıl ulaşabiliriz? İsmini söylemedin hâlâ!”

Anons ettirirlerse diye komple söyledim:

“Çiğdem Bekar!”

Niyaz sonradan, ne uzun isim diye düşündüğünü ve anlamamış olduğunu söylemişti! Ne de olsa Türkçe`yi öğreneli henüz altı ay bile olmamıştı.

“Hangi odada kalıyorsun?”
“Dört yüz üç!”
“Emel ile aynı odadasın yani!” dedi Levent.
“Evet! Tanışıyorsunuz galiba!”
“Kız arkadaşım olur!”

Tesadüflerin arkası kesilmiyordu. Otobüs geldi ve yurda gittik. Yolda da sohbeti hiç ara vermeden sürdürdük. O iki adam da hevesleri kursaklarında kalmış olarak ve asık suratlarıyla otobüsün bir köşesinde oturdular.

Bir hafta geçmişti o günün üzerinden. Emel bir gün, Niyaz`ı neden görmezden geldiğimi sordu. Birkaç kez selam vermiş, kitap bakmaya gitmeyi teklif edecekmiş... Oysa, görmemiştim ki ben onu! Zaten bu huyumdan şikayetçi olan çok kişi vardır. “Bakar kör” der beni tanıyanlar.

Sonuçta Niyaz ve ben kitap almaya da gittik, eğlenmeye de, gezmeye de... Tabii arkadaştık. O ara ben Ispartalı biriyle çıkıyordum hem. Nerden bilebilirdim ki Niyaz`ın bana aşık olduğunu? Ne de olsa `bakar kör` değil miydim?

……………………
Niyaz`ın bana yaptığı sayısız iyiliklere istinaden bir şeyler yapmak istiyordum. Bir gün dersi ektik. Para çekmem gerekiyordu zaten, ama makine bozuktu. Şirinyer’e gittik, o da bozuktu.

“Hadi Konak`a gidelim!” dedim. Aklıma, yemek ısmarlamak gelmişti.

Konak’ta meşhur Can İskender`e gittik parayı çektikten sonra.Yemekler geldi, nasıl acıkmışım! Bir yandan yiyorum, bir yandan hiç mola vermeden anlatıyorum. Niyaz`da çıt yok. Bir an başımı kaldırıp Niyaz`a baktım. Aman Allah’ım! Olan olmuştu işte. Bir bakışta hiç aynı anda hem hüznü, hem gülüşü, hem isyanı, hem yalvarışı, hem de çaresizliği gördünüz mü? Ben mi? Gördüm ve aşık oldum!

Günlerce gizledim içimdeki bu aşkı. Çaktırmadım; ne ona, ne de gruptaki diğer arkadaşlara... Arada gelip niyetimi yokluyorlar, beni sınıyorlar ve her seferinde umutsuzluk içinde, vazgeçmesi için Niyaz’ı ikna etmeye çalışıyorlardı. Belli ki durumu anlamamam yönünde kesin talimat vardı Niyaz’dan onlara. Böylece, arkadaşlığımızı tehlikeye atmamak ve bana hiç değilse bu yolla yakın olmak istiyor olmalıydı.


Bilmiyorum, bilir misiniz şişe çevirmece oyununu? Bir tür soru-cevap ve itiraf oyunudur! Ben çevirdim, arkadaşa sordum; arkadaş çevirdi, Niyaz`a sordu; Niyaz çevirdi, bana sordu:

“Benimle çıkar mısın?”

Nefesler tutuldu, etrafı sessizlik kapladı. Herkes, Niyaz`ı teselliye hazırlanıyordu. Niyaz gözünü karartmıştı artık. `Ne olacaksa olsun, yeter!` demişti belli ki. Ben, acımasız bir soğukkanlılıkla:

“Bizi yalnız bırakır mısınız?” dedim. Hepsi kalktı masadan. Niyaz’a destek verdiklerini anlatmaya çalışıyorlardı bakışlarıyla. Onlara döndüm, gözlerimdeki tehdit ve uyarıyı hemen anlayıp sırtlarını çevirdiler bize. Sonra, yine Niyaz’a yönelttim dikkatimi.

“İki şartım var Niyaz.”

Niyaz`ın halini görmeliydiniz. Olumlu cevabın gelme ihtimalinin sıfır olduğu sorusuna, sarı ışık yanmıştı bile. Tam bir temkinsizlikle:

“Ne olursa!” dedi.
“Beni hiç üzmeyecek ve hiç kısıtlamayacaksın!”
“Seni mutlu etmek için her şeyi yapacağım. Söz veriyorum.”
“Sakın tepki verme! Sürpriz olsun onlara da. Tamam öyle ise kabul ediyorum.”

Bir ara, Levent dayanamayıp masaya doğru baktığında gelmeleri için işaret ettik.Çıt çıkarmadan oturdular. Öyle bir gerginlik vardı ki ortamda, kimse ilk konuşan olmak istemiyordu. Niyaz`ın niye vazgeçmediğini bir türlü anlayamamışlardı zaten. Niyaz, daha fazla dayanamayıp bozdu sessizliği:

“Ne içersin aşkım?”

Masada kıyamet gibi bir alkış koptu. Hatta, kantindeki diğer masalar da bu alkışa katıldılar. Yurdun yarısı ayakta alkışlıyordu bu anı. Meğer, herkes biliyormuş ve hiç kimse ihtimal vermiyormuş. Tebrikler, güzel temenniler, itiraflar...

Bugün 12 Mayıs 2008, Pazartesi! Halil Egehan ismindeki oğlumuzla birlikte, eşim Niyaz ve ben hâlâ beraberiz. 18 Kasım 2000`de evlendik. Niyaz, verdiği sözü hiçbir zaman unutmadı ve hep yerine getirdi. Mutluyuz, elhamdülillah...

(Haftanın yazarı seçilmişim bu arada. Teşekkürler; hem uygun gören, hem de tebrik eden dostlarıma!)



Telif Hakkı Uyarısı Elhamdülillah! isimli yazı, Çiğdem Bekar Abilov tarafından 12.05.2008 tarihinde sitemize eklenmiştir. Aksi ispat edilmediği sürece, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 81. Maddesi gereği eserin tamamının telif hakları yazara aittir. Herhangi bir şekilde "alıntı olduğu ve hangi yazara ait olduğu" belirtilmeden ve yazarın sitemizdeki sayfasına link vermeden kullanmak hırsızlıkla eşdeğer suçtur. İlgili Kanun gereği Eser sahibi şikayetçi olduğu taktirde cezai müeyyidesi 3 yıldan 6 yıla kadar paraya çevrilemez hapis, 150.000/300.000 YTL ağır para cezasıdır. Yine İnternet yasası gereği de her hangi bir sitede yazıların kullanılması halinde site sahipleri sorumlu olup, sistemlerini Cumhuriyet Savcılıklarının incelemelerine açmak durumundadır. Gelişen teknoloji sayesinde yapılan incelemeler; IP tespiti ve yazının gönderildiği bilgisayarın bulunmasına imkan vermektedir. Şikayet halinde, sitemizin avukatları da konu ile ilgileneceklerdir...

Yazı İşlemleri


Bu yazıya sadece sitemizin üyeleri yorum yapabilir
Tavsiye Et :
Isminiz ve Soyisminiz :
Tavsiye Edeceginiz E-Posta Adresi :
tebrik Emre Sertaç Yelden yazıyı tebrik etti...
tebrik Kenan Ocak yazıyı tebrik etti...
tebrik Ahmet Ölçer yazıyı tebrik etti...
tebrik Mehmet Akkun yazıyı tebrik etti...
tebrik Gülnaz Eliaçık yazıyı tebrik etti...
tebrik Ersin Başeğmez yazıyı tebrik etti...
tebrik Fatma Çetin Kabadayı yazıyı tebrik etti...
tebrik Abdurrahman Tümer yazıyı tebrik etti...
tebrik Hilâl Akın yazıyı tebrik etti...
tebrik İbrahim Çördük yazıyı tebrik etti...
tebrik Selim Uyar yazıyı tebrik etti...
tebrik Ali Özkanlı yazıyı tebrik etti...
tebrik Elif Baybak yazıyı tebrik etti...
tebrik Melek Çakmak yazıyı tebrik etti...
tebrik Arife Kanat yazıyı tebrik etti...
tebrik Zeynep Beygo yazıyı tebrik etti...
tebrik Remziye Uludağ yazıyı tebrik etti...
tebrik Cüneyt Elbasan yazıyı tebrik etti...
tebrik Şebnem Başaran yazıyı tebrik etti...
Hilâl Akın yazıyı favori listesine aldı...
İbrahim Çördük yazıyı favori listesine aldı...
Zeynep Beygo yazıyı favori listesine aldı...
Remziye Uludağ yazıyı favori listesine aldı...
Cüneyt Elbasan yazıyı favori listesine aldı...
Cüneyt Elbasan
Cüneyt Elbasan / 05.06.2008
Süper... Rabbim sizleri iki cihandada mesut etsin inşallah

Arzu Armağan Akkanatlı
Arzu Armağan Akkanatlı / 21.05.2008
Niyaz`ın yüzüne baktığınızda o lokantada....böyle mi güzel anlatılır?Rabbim sizi,nazarlardan korusun.

Ahmet Gökalp Yonca
Ahmet Gökalp Yonca / 18.05.2008
bu arada HATAY yazmışsınız ya :D o da tesadüfmüdür nedir hikayemde adı geçiyor ama bendeki hatay ÖZ HATAY ANTAKYA...İLGİNÇ...AMA GÜZEL. BAYA BİR TESADÜF OLMUŞ AMA DÜŞÜNCE TARZI OLABİLİR...YA DA GERÇEKTEN YAZDIGIM SAHTE HİKAYEM BİRAZ GERÇEĞE YAKINMIŞ...

Ahmet Gökalp Yonca
Ahmet Gökalp Yonca / 17.05.2008
bu yazınızı okuyunca 2005 yılında eski mektuplar adında yazdıgım hikayemi düşünüp duruyorum...güzel olmuş..mutluluklar

Remziye Uludağ
Remziye Uludağ / 17.05.2008
Gerçekten harika bir aşk soluksuz okudum,ne mutlu size ne mutlu...Ömür boyu mutluluklar..

Zeynep Beygo
Zeynep Beygo / 16.05.2008
mutluluğunuzun devamını dilerim.ve kutlarım çok güzel bir yazı...

Refik Recep Pelit
Refik Recep Pelit / 16.05.2008
Çok hoş çok şirin ve duygulu bir yazı ..Okumak bir zevkti .Bir yastıkta kocayın ..Ben de bir Kazağım ,Tengiz bölgesi .Kazaklar iyi insanlardır ..Selamlar

Nurcan Tanrıkulu
Nurcan Tanrıkulu / 14.05.2008
allah mutluluğunuzu daim etsin..yuvanızın tadı eksik olmasın inşallah..çok güzel bir aşk hikayesi..bizlere aktarımınız ve yazı diliniz akıcı..tebrikler..

Raziye Ödemiş
Raziye Ödemiş / 14.05.2008
Mutluluğunuz ve şükrünüz daim olsun.imrenerek okudum.çok güzel bir anlatım...

Ayten Dirier
Ayten Dirier / 13.05.2008
Yazını yudumlaya yudumlaya okudum sevgili Çiğdem. Buca yollarında az çekmedik, ne sevdalara tanık olduk gelip geçici... Her yazında ayrı bir yönünü görüyorum."Elhamdülillah"ı yaşam boyu tekrarlaman dileğiyle, mutluluk ve sevgin daim olsun.

Aykut Karagülmez
Aykut Karagülmez / 13.05.2008
nice mutlu yıllara.

Hatice Engin
Hatice Engin / 13.05.2008
Bir mutluluğun hikayesi ancak böyle güzel yazılır.Sonsuz güzellikler diliyorum size.

Ziyaretçi Yorumu
Ziyaretçi Yorumu / 13.05.2008
Gönül çağlayanınızdan dökülen satırlarla mutlu olduk efendim. Allah mesut etsin. Haftanın yazarı olmanızdan dolayı tebrikler. Başarılarınız daim olsun. Selam, saygı ve sevgilerimi sunuyorum.

İbrahim Çördük
İbrahim Çördük / 13.05.2008
Hocam ben inanıyorum.İleride büyük bir yazar olacaksın.Kitabın çıkacak ve onuda ilk ben alacagım...:)

İbrahim Çördük
İbrahim Çördük / 13.05.2008
“Ben de Eylem! Adanalıyım” “Niyaz! Kazakistan!” Sonuncusu, otobüs şoförüyle konuşan çocuktu. Kazakistan! Bu sözcük, kafamda bir şimşek çakmasına neden oldu. Dikkatimi ona yönelttim hemen ve düşünmeden atıldım. “Aaa!... Geçenlerde Kazakistanlı birinin sekiz yüz doları çalınmış. Bir parasına sahip çıkamamış akılsız!” “O bendim!” Çigdem abla bu kısmı okuduktan yarım saniye sonra beni gülme krizi tuttu .hepsini okuyamadım.Daha sonra bittirdim ve dedim ki böylesine güzel yazılmış bir yazıyı tebrik etmek gerekir...Tebrik Çigdem ablacım...

Turan Ergün
Turan Ergün / 13.05.2008
Bende okur körüm malesef ya neden Abilov ekledi soyadına diye düşünüyordum.Yazının ortalarında Kazakistan bir çağrışım yapmasına rağmen sonlarda anladım.Allah mutluluğunuzu daim Eylesin...Başarılar...

Abdurrahman Tümer
Abdurrahman Tümer / 13.05.2008
Mutluluğunuz hepimizi mutlu etti.Ebedi mutluluklar temennisiyle.. Haftanın yazarı seçilmeniz çok yerinde bir karar,fazlasıyla hakkediyorsunuz ayrıca da tebrikler..

Fatma Çetin Kabadayı
Fatma Çetin Kabadayı / 13.05.2008
Çok güzeldi, içtendi, hep mutlu olmanız temennisiyle...

Ersin Başeğmez
Ersin Başeğmez / 13.05.2008
alındım çiğdem hanım. herkes teşekkür etmişiniz ama sizin o evliyalık yazılarınızı sık eleyip ince dokuyarak okuyucunun hizmetine sunan ve asgari ücrette günde on saat çalıştırdığınız editörlere hiç teşekkür etmemişiniz. hadi onu anladım, onlar ezilsin de benim gibi ultra editöri de es geçmişiniz. kırıldım valla. (şaka) saygılarımla. gerçekten hakkınızdı. saygılarımla

Muzaffer Akçay
Muzaffer Akçay / 13.05.2008
Hamd makamlarından yazmanız beni mesrur etti.harika......Eşinize güzel oğlunuza ennenize...ve sevdiklerinizle mutlu uzun bir ömür dilerim...Baki selamlar...

Melek Öztürk
Melek Öztürk / 13.05.2008
Çok güzel bir aşk hikayesi ama tabiki farkı hâlâ yaşanıyor olması. Dilerim hiç bozulmaz bu büyü ve haftanın yazarını da yüzümde tebessümlerle kutluyorum bu özelini bizlerle paylaştığı için:))

Ziyaretçi Yorumu
Ziyaretçi Yorumu / 13.05.2008
Rabbim sadetinizi bozmasın birr ömür beraber geçirmeniz dileğiyle...

Şiari Genç
Şiari Genç / 13.05.2008
tebrikler akıcı sıkmayan bir anı...

Sevil Nizamoğulları
Sevil Nizamoğulları / 13.05.2008
Allah ayırmasın ...:) sevgiler...

Seyit Uzun
Seyit Uzun / 13.05.2008
Anı hikayesine güzel bir örnek olmakla beraber, masumn duyguların insan hayatında ne kadar güzel bir geleceğe ışık tutacağını göstermesi açısından da oldukça iyiydi. Selam ve dua ile mutluluğunuzun daim olması dileğiyle. başarılar.

Gülnaz Eliaçık
Gülnaz Eliaçık / 13.05.2008
Harika bir aşk hikayesi gerçek olması yazıya çok daha başka anlamlar katıyor tabi herkesin olumsuzyanıt beklediği bir anda olumlu yanıt verişiniz kalbinizin eşinize ısınması tevafukların en güzeli olmuş evliliğinizin ömrünüzün sonuna kadar huzurla ve mutlulukla sürmesini diliyor haftanın yazarı oluşunuzdan dolayı kutluyorum sizi iyi bir seçim yapmışlar gerçekten

Cemal Çelik
Cemal Çelik / 13.05.2008
Samimi ve çok güzeldi...Kutlarım...Saygolar sunuyorum.Selamlar.

İvan Etliyan
İvan Etliyan / 13.05.2008
"Koyu ve kıvırcık saçlı, orta boylu, mavi gözlü, tam bir İstanbul çocuğuydu. Konuşması ve duruşu bile bunu anlamak için yeterliydi." içten gelerek kaleme alınan bir yazı. kutlarım.

Sabahattin Çağatay
Sabahattin Çağatay / 13.05.2008
Allahtan sonsuz mutluluklar diliyorum.Haftanın yazarı olmanızdan dolayı sizi kutluyorum. Baki selamlar...

Uğur Tavalıoğlu
Uğur Tavalıoğlu / 13.05.2008
İki kere tebrik ediyorum.Biri haftanın yazarı olduğun için ve asıl önemlisi mutlu evliliğin için.Ailenize ömür boyu saadet dilerim.Heyecanla,mutlulukla okudum güzel paylaşımınızı.

Hafize Hanaylı
Hafize Hanaylı / 12.05.2008
Çok güzel bir aşk hikayesi. evliliğinizi tebrik ediyor mutluluklar diliyorum. Haftanın yazarı olduğunuz için ayrı kutluyor, başarılarınızın devamını diliyorum.

Kadir Bıyıklı
Kadir Bıyıklı / 12.05.2008
sürekli olur inşallah...

Mozan Aras
Mozan Aras / 12.05.2008
Haftanın yazarının, gerçek hikayesini tebessümle okudum. Mutluluk konusunda sağ gözün sol göze faydası yoktur, bütün iş sizlerde, bizlere temenni etmek düşer. Mutluluğun geçmiş ve gelecek arasında dün bugun ve yarın düşünceleri ile şekilleneceğini, üstelik bu konuda duygunun yön vereceğini hikayede okumak bir yana, yaşamınızda ki izlerinizde de görmek sevindirici. Sağlık ve esenlikler dilerim, sevginiz artarak yücelsin, öpüyorum seni, eşini ve oğlunu. Sevgilerimle.

Ziyaretçi Yorumu
Ziyaretçi Yorumu / 12.05.2008
Canım yaa, bir mutluluğun hikayesi ancak böyle güzel yazılır.Sonsuz güzellikler diliyorum size.

Mehmet Akkun
Mehmet Akkun / 12.05.2008
Abilov ailesinin mutluluğunun daim olmasını candan diliyorum.Ayrıca tüm "EN"ler size yakışıyor, kutlarım

Çiğdem Ercan
Çiğdem Ercan / 12.05.2008
Çok güzeldi.Çok sıcak ve şirindi.Ömür boyu mutluluklar...

Emre Sertaç Yelden
Emre Sertaç Yelden / 12.05.2008
anı hikayeniz beni üniversite yıllarıma götürdü güzel satırlarınızla..o zamanlardaki dostluğa,arkadaşlığa,samimiyete ve özellikle gerçek aşka özlem duydum istemeden..mutluluğunuz daim olur umarım..gülümsettiğiniz için de gönülden teşekkürlerimi sunarım..

Kenan Ocak
Kenan Ocak / 12.05.2008
Nasıl tebrik edilesi... Nasıl Allah bozmasın diye içten haykırılası... Nasıl imranilesi bir anı... Bir yaşam... Tebrikler o tertemiz yüreğine... Elhamdülillah...

Necla Alptekin
Necla Alptekin / 12.05.2008
Mutluluğun ve başarıların daim olsun. Kutluyorum.


Temmuz
3
On Bir Yaşında Bir Yardımsever
İlayda SevinçAnı Hikayeler • 24 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Temmuz
1
Hayat mı Acımasız Biz mi
Ramazan ÖzerAnı Hikayeler • 117 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Haziran
13
Adem Usta
Adem MemoğluAnı Hikayeler • 133 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Haziran
12
İstanbullu Gelin
Burhanettin AkbaşAnı Hikayeler • 217 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Haziran
9
Elini Ver Öğretmenim 10
Ali ÖzkanlıAnı Hikayeler • 177 kez okundu. • 4 kez yorumlandı.
Temmuz
3
Hasıraltı Çocuklar(26)
Çiğdem Bekar AbilovYaşamdan Hikayeler • 79 kez okundu. • 11 kez yorumlandı.
Temmuz
1
Hasıraltı Çocuklar(25)
Çiğdem Bekar AbilovYaşamdan Hikayeler • 74 kez okundu. • 8 kez yorumlandı.
Temmuz
1
Hasıraltı Çocuklar(24)
Çiğdem Bekar AbilovYaşamdan Hikayeler • 73 kez okundu. • 8 kez yorumlandı.
Haziran
28
Hasıraltı Çocuklar(23)
Çiğdem Bekar AbilovYaşamdan Hikayeler • 112 kez okundu. • 19 kez yorumlandı.
Haziran
26
Hasıraltı Çocuklar(22)
Çiğdem Bekar AbilovYaşamdan Hikayeler • 119 kez okundu. • 17 kez yorumlandı.
Mart
20
Saygılar Öğretmenim!
Çiğdem Bekar AbilovMektup Hikayeleri • 692 kez okundu. • 16 kez yorumlandı.
Haziran
16
Hasıraltı Çocuklar (18)
Çiğdem Bekar AbilovYaşamdan Hikayeler • 677 kez okundu. • 16 kez yorumlandı.
Mart
19
Benden Şair Olmaz
Çiğdem Bekar AbilovBaşkaldırı Şiirleri • 652 kez okundu. • 46 kez yorumlandı.
Haziran
18
Hasıraltı Çocuklar (19) (şiddet +18)
Çiğdem Bekar AbilovYaşamdan Hikayeler • 565 kez okundu. • 16 kez yorumlandı.
Mart
29
Asiye (6/6)
Çiğdem Bekar AbilovBaşkaldırı Hikayeleri • 461 kez okundu. • 15 kez yorumlandı.

Anahtar Kelimeler Elhamdülillah!, Elhamdülillah! hikayesi, Elhamdülillah! hikaye, Elhamdülillah! nedir?, Elhamdülillah! hakkında bilgi, Elhamdülillah! hikayeleri, Çiğdem Bekar Abilov hikayeleri, Elhamdülillah! nedir, Elhamdülillah! hikayesi, Elhamdülillah! hikayeleri,






Okudunuz Mu?
MertMeriç
Mert Meriç




Hikayeler    Copyrights © 2000 - 2008 Hikayeler.net | Tüm Hakları Saklıdır          xhtml validcss valid Rss | Künye | İletişim
Text Reklamlar : Loans | Credit Cards | Loans | Personal Injury Lawyer Los Angeles | Inuyasha Episodes | Video | Arkadaş