“Geceler…Kime ne hatırlatıyor bu kavram. Uyku mu, televizyon karşısında mayışmak mı, yoksa sahte dostluklarla içilen birkaç kadeh rakı mı?Ya da,Acıların fark edileceği en müsait an mı? Tabi acıyı duymak için öncelikle onu duymak istemek gerekmez mi? Ellerimiz kulağımızda bekliyoruz ki en ufak bir çıtırtı duyup da, güzelim uykumuzdan(!) mahr...”
Geceler… Kime ne hatırlatıyor bu kavram. Uyku mu, televizyon karşısında mayışmak mı, yoksa sahte dostluklarla içilen birkaç kadeh rakı mı? Ya da, Acıların fark edileceği en müsait an mı? Tabi acıyı duymak için öncelikle onu duymak istemek gerekmez mi? Ellerimiz kulağımızda bekliyoruz ki en ufak bir çıtırtı duyup da, güzelim uykumuzdan(!) mahrum olmayalım.
-Neden mi yazıyorum bunları?
Gençliğini intihara sürükleyen kabuk tutmuş yürekler için, düşünmeyi unutan akıllar için, duyarsızlaşan halkımız için… Sorarım şimdi size, bil hassa olgun denecek yaştaki yetişkinlerime: sizin çocukluğunuzda ya da gençliğinize o dönemlerin saflığını bozacak bir şey var mıydı? ………………………………..
“Aman yakma ışığı, Kapat şu suyu, Yakında elektriksiz ve susuz kalacakmışız”
Bilirsiniz bunları “küresel ısınmanın” sadece birkaç sonucudur. Şimdi anne baba olan sizler hep bunları dinliyorsunuz haberlerden ve yapması için çocuklarınıza dikte ediyorsunuz. Sizin geçliğinizde başınızda durup da bunları diyen var mıydı? Elbette yok çünkü “ “ “ “Küresel ısınma sizin eseriniz.” ” ” ” Madem bilinçlisiniz(!) bu felaketlerin olması için neden destek oldunuz, niçin sadece kendinizi düşünüp sanki bu dünyanın yarını yokmuş gibi davrandınız.????????????????
………………………………………. Küresel ısınma felaketi!!!!!!!’ Ozan tabakası delinmiş!!!!!! Asit yağmurları ekili alanları dağıtmış!!!!! Orman yangınlarında bilmem kaç hektar alan kül olmuş!!!!! Soğuk savaş başlamış!!!!! Hava kirliliği artmış!!!! En küçük sarsıntıda çöken binada binlerce genç beyin ölmüş!!!! ......( ve nicesi...)
İyi okuyunuz bunları bunlar sade ve sadece sizin eseriniz. Dünyayı böyle yaşanılması imkansız bir hale getirdikten sonra, gelip sırtımızı sıvazlıyorsunuz “geleceğimiz sizsiniz” diye.
Peki siz bu gelecek için ne yaptınız? Yukarıda yazılanlardan başka.
ÖNEMLİ BİR HATIRLATMA: bu çığlıkları duyurmak için daha önce de uğraşmıştım ancak kimsenin umursadığı olmadı. Yaklaşık bir hafta önce Aydan Özdemir ablacığım çığlıklarıma cevap olmuştu ve bunu sizden de istemişti. Ancak hem o hem de ben hayal kırıklığına uğradık. Bunca düşünen ve güzel beyinler varken burada nasıl oluyor da biri dahi bunlara karşı duyarlılığını gösteremiyor…….. unutmayın bunlar tükenen neslinizin son çığlıkları, yani çocuklarınızın, belki torunlarınızın son çığlıkları…. Hayatı bu hale getirmeyi başardınız bari bunlara sahip çıkın…
Seyit Uzun / 09.07.2008Değerli kardeşim duyarlı zihinlerin uyanıklılığı uyuyanlara inat zinde kalmaya devam etmek zorundadır. Ama şunu unutmamak gerekir bizler ilk önce kendimize gücü yeten insanlar olarak kendimizden başlamalıyız. Sigara içiyorsak terk etmeli, yerlere çöp atıyorsak elimizde tutup çöp bidonuna kadar bekletmeli,açık elektriklerimizi söndürmeli, boşa akan muslukları kapatmalıyız. Bununla birlikte haykırışımızı da sürekli yinelemeliyiz. Çığlıkların daim olsun.
Firdevs Bozkurt / 03.07.2008duydum sonunda geç oldu ama affet kardeşim çok haklısın bende o canilerden biriyim...canım benim sen devam et yazıdaki içerikte verdiğin mesajlarda harika...sevgiler kardeşime...
Aykut Karagülmez / 02.07.2008Tebrikler dostum,hem insancıl hem de çevreci bir yaklaşım içerisinde bir yazı olmuş. Şu an destek olarak sadece seni tebrik edebiliyorum.
Uğur Akgül / 02.07.2008Ben düşünüyorum yaşım 22 ve benim çocuğum daha iyi bir dünyada yaşamayacak... Bırakın çocuğumu 3 yaşındaki yeğenim benim yaşıma ulaştığında dünya diye bir yer olmayacak... Esiden kelebekler uçardı etrafta eskiden istediğim yere uzanır yatardım... Eskiden kuşlar öterdi gün doğarken... Eskiden sokakta hortumu açar suyun altına girer serinlerdik... Şidmi bir damla su bile çok değerli oldu... Düşünün bir çok övündüğümüz gurur duyduğumuz ÇAnakkale savaşını düşünün... Oradaki dedelerimiz, babalarımız, hısım akrabalarımız ne için savaştı... Öleceklerini bile bile gittiler o savaşa ama ne içindi "GELECEK" çocukları içindi çocuklarına bir "GELECEK" verebilmek içindi... PEki biz ne yapıyoruz çocuğumza maddi bir gelecek haricinde ne hazırlıyoruz??? Bu soruyu sormalı bence herkez kendine... Tebrik ederim... Gerçketen yürekten tebrik ederim...
Aydan Özdemir / 02.07.2008Çığlıkları duyan var anlaşılan.Ama ya cesaret yok, ya da suçluluk çok.Ben ev hanımı olarak bu çığlığa karşılık verebiliyorsam, bir başkalarının da haydi haydi vermesi gerekir diye düşünüyorum.Bu konuda sebep yada suçluluk kabul etmiyorum.Unutmayalım ki bu çocuklar bizim çocuklarımız.Çığlıkların devam etsin genç şairim.
Ayten Dirier / 01.07.2008İnsan bazen çığlık attığını sanır, oysa ses içinde yankılanmıştır. Saydıklarının suçlusu yakın çevren değil, uzak ama havamıza kadar sinmiş bencillerdir. Çığlığının duyulması dileğiyle...(DÜNYA AĞLIYOR şiirimde konuyu daha önce işledim.)
Zeynep Tümöz / 01.07.2008sevgili dost aydan hanımın desteği ile tekrar dönüp okudum okumuştum ama bu kadar duyarsız kalındığının farkında değildim. izin verirsen bu yazını e-mail zincirinde dağıtalım.ne dersin ? 2 kişi bile olsa kardır.uygun mu ?
Fatma Çetin / 01.07.2008insanlar günü birlik yaşayıp robotlaşırken nası senin çığlığını duysunlar. belki çığlık bir çözüm ama bilesinki belki yazını okumadan sana destek çıkmadanda bu çığlığa yanıt verenler var sadece sorun bir degil birden fazla onun içindir insanlar sadece seni duymaz gibi göründükleri eger birileri yazını okuması ve bilinçlenmesini istiyorsan her katogoride ve çarpıcı başlıklarla yaz. ama onları işleve geçirmek istiyorsan daha akılcı davranmalısın yani önce kendinden başla kimse yokturki mükemmel olsun göreceksin sen istediğin seyi yaparsan onlarda yapmaya başlayacaklar. yalnız biraz sabır ve yalnızlık gerekir insan için
Ziyaretçi Yorumu / 01.07.2008Söyle düsündünüz mü acaba Hocam; belki de yorumlayacak yüzümüz yok, ve ya ithamlari kabul edecek cesaretimiz:((( bu cigligin maksadina ulasmasini temenni ediyorum ama inanin hic ama hic umudum yok... duyarliliginiz icin tesekkürler
Derya Sesigüzel / 01.07.2008Canım kardeşim sonuna kadar arkandayım.Gençlerimiz geleceğimiz ve onlara sahip çıkmak bize düşen en büyük görev.Bu çığlığı daha önce duymadığım için senden ve Aydan arkadaşımızdan çok özür diliyorum..Sevgiler...
Dürdane Koç / 01.07.2008Saolasın kardeşim böyle bi konuya değindiğin için.Duyarlılığına teşekkürler...
Kadir Bıyıklı / 01.07.2008anlamak da yetmiyor...artık her şey küresel oldu sınırlar çizgide kaldı çizmesi sağlam olan dalıyor her yere ve zaten den gesizlikleri oluşturan olayları teknolojik olarak ele alırsanız daha iyi bir neden yakalayacak ve çoğulcu olmak yerine failleri de görebileceksiniz, bu umarsızlığın yanında dünya sivil toplum örgütlerinin de çabasını ama maalesef dedim ya, güç dengeleri doğda bozul çünkü bu toplumsal dengelerin de bozulmasından kaynaklandı ve bu uzun süreçte insanlar artık bu dengeleri geri kazanım mücadelesi yerine bir lokma ekmeğin peşine düştü haklısınız, bizde daha önceleri dedik ve sizin torunlarınızda size diyecekler ne yazık ki konjöktürü oluşturan beyinler yön veriyorlar dünyaya umarım çığlıklarınız ses bulur çığlaşır...
Kübra Al / 01.07.2008söylediklerinize noktasına virgülüne kadar katılıyorum.Gerçekten öğüt verici bir hikaye,ANLAYANA... TAbi daha da önemlisi anlayan olursa...