kayit
Google Özel Arama
Hikaye AnaSayfa Hikaye / İronik Hikayeler

İki Arada

20 / 6 / 2008  Cuma tarihinde Yekta Birdal tarafından eklendi, 190 kez okundu...

“Santiago of Bonari Uzun zamandan beri televizyondan felaket senaryoları izliyordum ülkemden çok uzaklardaydım. Bunu farkında o zaman değildim insanlar son günlerde çok tuhaflaşmıştı veya bana öyle geliyordu her şey normalmiş gibi ilerlese de bazı şeyler çok ilginçti birileri mesaj vermek istiyordu bunu anlamıştım ama ne verebilirlerdi ki? ...”

Okuyucu Puanı ;

 ADnet Reklamları Siz de reklam verin  adnet  

Yekta Birdal

Yekta Birdal







EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

İki Arada


Santiago of Bonari

Uzun zamandan beri televizyondan felaket senaryoları izliyordum ülkemden çok uzaklardaydım. Bunu farkında o zaman değildim insanlar son günlerde çok tuhaflaşmıştı veya bana öyle geliyordu her şey normalmiş gibi ilerlese de bazı şeyler çok ilginçti birileri mesaj vermek istiyordu bunu anlamıştım ama ne verebilirlerdi ki? Son iki yılda kıyametle ilgili 38 film çeşitli ülkeler tarafından yapılmıştı. dünyasa sanki savaşlar durmuş yaşadıkları evrenin son günleriymiş gibi herkes barıştan yana olmuştu. Yunanlılar Kıbrıs sorunun vazgeçmişler Türkiye ile kardeş ülke olmuşlardır aynı durum Ermeniler içinde geçerliydi onlarda soykırım iddiasından vazgeçmişlerdi. O çok büyük gördüğümüz bizi her zaman arkadan vurmaya çalışan Amerika bile ıraktan çekilmiş kendini dış dünya ile bağlantısını koparmıştı daha bunun bir siyasi kültürel aklıma gelmeyen birçok gelişme olmuştu çok değil iki yıl önceydi. Bas bölgesini bağımsız olmuş ve İspanyol sokakları kana bulanmıştı. Herkes bunu protesto etmek için Santiago of bonari meydanında toplanmış ve saatlerce sürecek olan eylem yapılmıştı. Dünya hızla bir kargaşa ilerliyordu bunu herkes farkındaydı ama hiç kimse bu duruma anlam veremiyorlardı en azından bizim açımızdan. Neredeyse bütün devletler kendi içine çekilmişti. Polislerin gözü önünde öldürülen bir İspanyol vatandaş umurlarında bile olmuyordu duyduklarıma ve gördüklerime hiç şekilde ve hiçbir zaman anlam verememiştim o gün üs kattaki evimin sahibi olan o güzel İspanyol kıza kirayı verdim. Belki de o güzel bundan sonraki hayatta göreceğim son güzel varlık oldu. Şimdi o parayı uzattım kareyi hatırlıyorum da son iki yılda gördüğüm tek güzel şeydi evet şimdi o kız çok önemliydi. Benim için niye olduğunu sorma çünkü bende bilmiyorum şuan yaşadığımı hissediyorum sadece hissetmek uzun zamandan beri kimseye dokunmadım kimseyle konuşmadım belki de ilk seninle konuşuyorum. Evet, bir ailem var ama kimler olduğunu nerede yaşadıklarını bilmiyorum. Kafam boş ama sanki dolu gibi hiçbir şey hatırlayamıyorum ama çok şey bildiğimden eminim. evet şimdi aklıma o günü geri dönelim keşke gerçekten dönebilseydim. Son kiramı verdikten sonra dışarıya çıktım gökyüzü tamamen bulutluydu. Evim meydana çok yakındı insanlar yine Santiago toplanmış ellerin tabanca ve kesici aletleriyle meydana dökülmüş bas bölgesine yürümeye yemin etmişlerdi. O gün oradaydım sanki başka yerde olsam kurtulacaktım bana vakti gelmediyse ölüm teğet geçebilir ama ya vakti ise o zaman teslim olup dua edeceksin diye öğretildi kimin söylediğini boş ver söyleyeni hatırlamıyorum konuşmak bana iyi geldi galiba biraz zorlanıyorum nede olsa sizin gibi değilim ben kalabalığı uzaktan izliyordum. Oradaki insanlarında özgürlük hakları vardı. Bunu İspanyollar anlamıyorlardı kimin hakkı olduğunu bilmeye gerek duymuyordum benim için sonuç önemliydi. Kafam yine karıştı. Bir saatten beri oradaydım gökyüzü tuhaf bir hal almış koyu Pembeye dönmüştü. İşte o an oradaydım sen benim orada olduğumu hayal bile edemezsin sizde öyle bir yetenek var mıydı ki? Gökyüzünü delen bir cisim son hızla üzerimize yaklaşıyordu. Kulakları sağır edici bir sesi vardı. Orada toplanmış binlerce insan kaçmaya çalışıyordu üzerine gelen taşlardan nereye kaçabilirler diki? Yıllarca gezindikleri Santiago of Bonari meydana onlara mezar olacaktı ve oldu da yeryüzüne ilk çarpan taş ne yazık ki benim yaşadım ülke ispanyaya ve onun eşsiz meydanı Santiago ya vurdu. Bunu burada söylüyorum ama o zaman hiçbir önemi yoktu bunun sen düşünebilirsin ama ben düşünmemeliydim koşmaya başlamıştım dümdüz koşuyordum nereye gideceğime dâhil bir fikrim yoktu bu felaketten uzaklaşabildiğim kadar uzaklaşmalıydım uzunca koştum nefesim tükenene kadar arkama baktığımda ise her taraf yerle bir olmuştu. Evim de yıkılanlar arasındaydı. Güzel sahibi de yazık üzülmüştüm neye mi? Bende buna cevap istemiştim ama yok cevap yok yok işte o sırada arkamdaki bina üzerime devrildiğini çok geç fark etmiştim şimdi binanın enkazının içinde bir yerlerdeydim nasıl ölmemiştim bu mümkün müydü? en son bir televizyon sesi işitmiştim spiker şu sözcükleri sürekli telaffuz ediyordu ‘’Beklenen meteor yağmuru başlamıştır kendinizi koruyun’’ buna neydi şimdi nerde bunca devlet bunca bilim adamı ve bunca teknoloji hepsinin devri bitmişti Neden? Evet, uzaklılar mı basmıştı dünyayı? Yoksa Kuran bize yüzyıllar önce anlattıkları mı gerçekleşiyordu? Evet, yola gelmeyen her zaman her yerde yaratıcısını inkâr eden insanoğlunun sonu gelmişti. Aklıma ilk gelen şey buydu gülme enkazın içinde ayağıma taş düşmüş kana bulanmıştı pantolonum kan olmuş ve etime yapışmıştı. Bir taş daha karnıma düştü fazla büyük değildi ama onun acısıyla bağırarak Allah diye bağırmıştım. Uzun zamandan beri ağzıma almadığım bir kelimeydi. O sırada enkazda bir çıtırdama olmuş ayaklarımın uçunda bir boşluk açılmıştı. Tekmelerimle boşluğu genişlettim yerin altında insan gücü işliyor sadece insanlığın aniden bu seviye gelmesi gerçekten kötü içeriye girdiğim oda bir oturma odasıydı. televizyon açıktı televizyon bir Arap kanalıydı ama spikerin sesini duyamıyordum muhtemelen bu sarsılmada ses sistemini bozulmuş olduğunu düşündüm o sırada televizyonun karsısındaki kanepede oturan bir insan gördüm korkmuştum çok sakin görünüyordu. Bana arkası dönükken Evlat dedi ve devam etti etrafına bir bak devrilen bina nasıl bu kadar düz olabilir? Televizyon neden parçalanmadı? Kulakların neden sağır oldu? Bina üzerine devrildi neden hala yaşıyorsun? Ayaklarında kanama neden durdu? Karnına kocaman bir taş düştü farkında mısın? Bu sorular o zaman yanıt aramaya başlamıştım ama o devam etti. Bu zamana kadar neden aramadın? Neden bir şeylerin olmasını bekledin? Şimdi bunları düşünecek zamanın var mı? Hayatını kurtarmak senin elinde ama yaşamak değil senin solunda bir balta var onunla oradaki duvarı kır tuvalete ulaşacaksın oradaki kapıyı kır hol boyunca ilerle aydınlık bir yer bulacaksın oradan dünyaya yeniden dön peki sen kimsin? Şimdiye kadar bilmen gerekiyordu dünyaya geri döndüğünde bir ezan sesi duyacaksın o ses mümkün olabildiğince uzaklaş o gerçek değil tavanda tozlar odanın içine dökülmeye başlamıştı sanki bir kum saatinin içindeydi ve kumlar gerçek zamana akıp beni boğacaktı. Bunlar gerçek miydi? Yoksa hayal gücümün sınırlarını aşmış mıydım?



Yazı İşlemleri


Tavsiye Et :
Isminiz ve Soyisminiz :
Tavsiye Edeceginiz E-Posta Adresi :
Yekta Birdal
Yekta Birdal / 27.06.2008
yekta eski türk isimlerinden bu arada erkeğim :)

Mazlum Gap
Mazlum Gap / 26.06.2008
tebrikler yekta hanım.imla kurallarına dikkat edin.çünkü cümleyi parçalıyor.buda sizin emeğinize zarar veriyor.yekta Kürtçe bir isim... saygılarımla


Eylül
3
Su
Tuğba Martinİronik Hikayeler • 89 kez okundu. • 15 kez yorumlandı.
Eylül
2
Ömrü Muhakeme
Kamil Uysalİronik Hikayeler • 44 kez okundu. • 3 kez yorumlandı.
Ağustos
31
Gül Rengini
Ahmet Sinan Aydınlıİronik Hikayeler • 26 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Ağustos
30
Deli
Serkan Köseİronik Hikayeler • 59 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Ağustos
26
Bana Bir Gece Borçlusun!
Dilan Dağcıİronik Hikayeler • 203 kez okundu. • 11 kez yorumlandı.
Eylül
1
Meyhane
Yekta BirdalYaşamdan Hikayeler • 8 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Ağustos
23
Toz 3
Yekta BirdalYaşamdan Hikayeler • 23 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Ağustos
19
Toz 2
Yekta BirdalYaşamdan Hikayeler • 47 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Ağustos
18
Toz
Yekta BirdalYaşamdan Hikayeler • 67 kez okundu. • 2 kez yorumlandı.
Ağustos
15
Cani 17
Yekta BirdalPolitik Hikayeler • 77 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Haziran
5
Raimi
Yekta BirdalFantazi Hikayeleri • 369 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Nisan
19
Sürgün 4
Yekta BirdalPolitik Hikayeler • 337 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Nisan
5
Sürgün
Yekta BirdalPolitik Hikayeler • 268 kez okundu. • 1 kez yorumlandı.
Haziran
5
Cani 14
Yekta BirdalPolitik Hikayeler • 258 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.
Nisan
14
Sürgün 3
Yekta BirdalPolitik Hikayeler • 237 kez okundu. • 0 kez yorumlandı.

Anahtar Kelimeler İki Arada, İki Arada hikayesi, İki Arada hikaye, İki Arada nedir?, İki Arada hakkında bilgi, İki Arada hikayeleri, Yekta Birdal hikayeleri, İki nedir, İki hikayesi, İki hikayeleri, Arada nedir, Arada hikayesi, Arada hikayeleri,

edebiyat

Site Menüsü
Hikaye Deneme
Şiir Makale
Yazarlar Ünlü Yazarlar
Yarışmalar Forum
Bazen... Keşke...
Fotoğraflar Günlükler
Edebiyat Atatürk Köşesi


Radyo Yayını ( Playlist Yayını )
Siteden Dinleyin
Winamp Dosyası Media P. Dosyası


Yeniler
Yeni Hikayeler Yeni Denemeler
Yeni Şiirler Yeni Makaleler
Yeni Yorumlar

Köşe Yazıları
Ertuğrul Erdoğan
Hapınızı Yuttunuz Mu?
Erol Sunat
Geldi!

Sezer Nişancı
Coğrafyam Karıştı

Sponsor Reklamlar
ödev sitesi rottweiler

Diecast Türk

siz de?



Hikayeler    Copyrights © 2000 - 2008 Hikayeler.net | Tüm Hakları Saklıdır          xhtml validcss valid Rss | Künye | İletişim
Text Reklamlar : Web Advertising | Free Credit Report | Remortgages | Credit Cards | Online Loans | Video | Arkadaş | Saat